Kasım 2020'de çıkan yangında zarar görmesinin ardından Kalyon Vakfı, Vakıflar 2. Bölge Müdürlüğü ve Mehmet Vani Vakfı arasında imzalanan restorasyon protokolü çerçevesinde yenilenen camideki çalışmalar büyük oranda tamamlandı.

İSTANBUL (AA) - Vani Mehmed Efendi tarafından 1665'te yaptırılan ve halk arasında Vaniköy Camisi olarak bilinen Vani Mehmed Efendi Camisi'nde restorasyon çalışmaları devam ediyor.

Batı Trakya Türklerinin hak mücadelesinin dönüm noktası: 29 Ocak Batı Trakya Türklerinin hak mücadelesinin dönüm noktası: 29 Ocak

Kasım 2020'de çıkan yangında büyük oranda zarar gören ve Kalyon Vakfı tarafından restorasyonu üstlenilen Vaniköy Camisi'ne ilişkin düzenlenen basın buluşmasında, çalışmalarda gelinen aşamaya dair bilgiler ve restorasyon alanı içinde inşası devam eden kütüphane projesinin detayları paylaşıldı.

Kalyon Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kalyoncu, basın mensuplarına, Kalyon Vakfı'nın "Şehre Vefa" misyonuyla yapının restorasyonunu üstlendiğini söyledi.

İkamet ettikleri ve ticari faaliyetlerini sürdürdükleri bölgelerde gerçekleştirilen çalışmaları sorumluluk duygusuyla beslediklerini dile getiren Kalyoncu, "Bu sorumluluğumuzu en çok ihtiyaç duyulan alanlarda ortaya koyarak şehrimizin önemli mekanlarını daha nitelikli bir halde halkımıza kazandırmak bizim için çok büyük bir mutluluk." dedi.

Kalyoncu, İstanbul'daki 11 yalı camisinden biri olan 358 yıllık Vaniköy Camisi'nin bugüne kadar yaptıkları ihya projeleri arasında yer aldığına işaret ederek, şu bilgileri verdi:

"Bu caminin ihyasına talip olduğumuz günden beri yaklaşık 50 kişi burada bugüne camimizin rekonstrüksiyonunu taşıdı. Yüzde 90'ını tamamladığımız rekonstrüksiyon çalışmasının sonlarına yaklaştık. Burada camimizi aslına en uygun hale getirmek bizim en önemli amaçlarımızdan biriydi. Müellifimiz ve danışmanımız Hilmi Şenalp'in çok kıymetli katkılarıyla, örnek bir rekonstrüksiyon sürecini ortaya koyduk. Önümüzdeki ay İstanbullularla bu sevinci paylaşıyor olacağız."

"Butik özel bir kütüphane de Vaniköy Camisi ile hayat bulacak"

Camilerin sadece ibadet mekanı değil, bölgenin sakinlerine birçok manada ev sahipliği yapan mekanlar olduğunu ifade eden Kalyoncu, "Bu yüzden biz bir kütüphaneyi de Vaniköy Camisi ile hayata geçiriyoruz. İstanbul ile ilgili çok nadide eserlerin olduğu yaklaşık 1600 kitaplık butik özel bir kütüphane de Vaniköy Camisi ile hayat bulacak." şeklinde konuştu.

Caminin aynı zamanda geniş bir yeşil alanının da bulunduğunu, peyzaj tasarımcılarıyla birlikte çalışarak açık alanları, yılın her döneminde kullanılabilecek birer rekreasyon alanına dönüştürdüklerini anlatan Kalyoncu, şunları söyledi:

"Çamlar Dursunbey'den, mermerler Marmara Adası'ndan, yerel malzemenin kullanıldığı çok nitelikli bir üretim ortaya konuyor. Bizim için en önemlilerinden biri de tarihi mirasa sahip çıkma anlayışını özellikle gençlere aşılamak ve bunu sevdirmek. Bu noktada projenin rekonstrüksiyon ihya sürecinin bir belgeselini yapıyoruz. Bu belgesel Türkiye'deki en iyi belgesel yapımcılarının birinin elinden çıkacak ve sunuculuğunu da Yetkin Dikinciler yapacak. Bu süreci, sevgimizi, tarihi mirasa olan muhabbetimizi başka insanlarla özellikle de gençlerle paylaşacak bir süreç olacak."

Mehmet Kalyoncu, yapının açılışından sonra da bakım, onarım, temizlik ve her türlü idaresini de yapacaklarını belirterek, "Vaniköy Camisi daha önce yaptığımız 'Şehre Vefa' eserlerimiz gibi bu noktada bizim himayemizde bakımını, onarımını, işletmesini üstlendiğimiz, temiz tutacağımız, gözümüz gibi bakacağımız bir eser olacak." değerlendirmesinde bulundu.

Restorasyon çalışmalarının yaklaşık 18 ay sürdüğünü dile getiren Kalyoncu, yanan bazı ahşap parçaları aydınlatma elemanlarına dönüştürdüklerini, bunun da açılışta ilgi çeken bir unsur olacağını sözlerine ekledi.

"Tüm duvarlarda yapısal enjeksiyonlar yapıldı"

Kalyon Holding Vaniköy Camisi Restorasyonu Proje Müdürü Yüksek Mimar Nuran Nar ise yapı ahşap olduğu için büyük bir kısmının yangında kullanılamaz hale geldiğini belirterek, "Yaptığımız sıva sökümleri sırasında raspasında gördük ki geriye kalan kagir kısımlar ve duvarlar da iyi durumda değil. O yüzden duvarlarının da güçlendirilmeye ihtiyacı vardı. Hem zemin altında, döşeme altında zemini güçlendirmek hem de temel duvarlarını güçlendirmek için tüm duvarlarda yapısal enjeksiyonlar yapıldı." dedi.

Yapısal enjeksiyonların malzemesinin de laboratuvardan alınan analizler sonucu yine yapının özgün harcına uygun görülen malzeme kullanılarak yapıldığını anlatan Nar, "1960'lı yıllarda yapılan restorasyonda güçlü olur diye, belki de yapıyı ayakta tutabilmek için çimento sıvalar kullanılmış. Tabii biz günümüzde bu sıvaların hepsini kaldırıyoruz." şeklinde konuştu.

Rekonstrüksiyon çalışmalarında proje kapsamında mümkün olduğunca yapının aslının korunmaya çalışıldığını ifade eden Nar, şunları kaydetti:

"Tabii yangın haberini alan herkes elbette ki ilk duyduğunda çok üzüldü. Yani böyle bir ahşap yapının, yalıların arasında, Boğazın içinde bu kadar önemli, kıymetli bir yapının yangınla yok olması bizi çok üzmüştü. Burada en güzel haberi de Vakıflar'dan aldık, daha öncesinde burada bir restorasyon projesi çalışmaları başlatılmış. Onun da ilk etabı mevcut durumunun rölövesinin çıkartılması. Bununla ilgili olarak da üç boyutlu bir tarama sistemi kullanılmış. Bunlar bizim için büyük bir veri oldu. En azından elimizde son durumunun bir hali vardı. Onun üzerinden yangın sonrasında bir güncel rölöve çalışması yapıldı. Çünkü yandıktan sonra da bir şeyler açığa çıktı. Hem bizim yapmış olduğumuz raspalarda bulduğumuz izler hem de yangınla mevcut sıvaların kopup düştüğü yerden, alttan gördüğümüz bir takım veriler, bütün hepsi restorasyon kapsamında işlenmiş oldu."

Çalışmaların büyük oranda tamamlandığını dile getiren mimar Nar, cami bünyesinde hizmete açılacak kütüphaneye ilişkin de şu bilgileri verdi:

"Arşiv belgelerinden elde ettikleri bilgilere göre, Hünkar Kasrı'nın zemin katı bir dönem 'Sıbyan Mektebi' olarak kullanılmış. Kalyon'un da katkılarıyla burası kütüphane olarak halka hizmet verecek. Yine o eğitim amacı doğrultusunda hizmet vermeye devam edecek. Üst katı Hünkar Kasrı'nın Hünkar Mahfili kısmı da yine sosyal amaçlı kullanılacak bir alana dönüştürülecek."

Vaniköy Camisi hakkında

Vaniköy Camisi'nin olduğu bölge, Osmanlı padişahlarından 4. Mehmed tarafından bir Türk köyü kurması için şehzadelerinin hocası Vani Mehmed Efendi'ye bağışlandı.

Bu bölge Vani Mehmed Efendi'ye ait olması nedeniyle "Vani'nin köyü" manasında Vaniköy olarak anılırken, Vani Mehmed Efendi, semte medrese, çeşme, çok sayıda yalı yaptırdı, semtin en bilinen yapısı olan Vaniköy Camisi ise 1665'te inşa edildi.

1. Mahmud tarafından 18'inci yüzyılda camiye, hünkar mahfili ve kasrı eklettirilen ve yıllar içinde padişahların uğrak yeri olan Vaniköy Camisi, 15 Kasım 2020'de meydana gelen yangında büyük hasar gördü.

Kullanılmaz hale gelen caminin restorasyonu için Kalyon Vakfı, Vakıflar 2. Bölge Müdürlüğü ve Mehmet Vani Vakfı arasında "Vaniköy Cami Proje-Uygulama ve Çevre Düzenlemesi Restorasyon Protokolü" imzalandı ve 8 Temmuz 2021'de Koruma Kurulunca onaylanan restorasyon projesi doğrultusunda çalışmalara başlandı.

"Boğazın incisi" olarak da nitelendirilen yapının restorasyon çalışmaları büyük oranda tamamlanırken, cami ve kütüphanenin yaklaşık bir ay sonra ibadete ve hizmete açılması planlanıyor.


Muhabir: Ahmet Esad Şani