Warning: session_start(): open(/tmp/sess_v5olgdl9m7j0q0ii9pkp9ds5r3, O_RDWR) failed: Disk quota exceeded (122) in /home/newsburs/public_html/index.php on line 9
Halis ÇALIŞKAN - Şık Giyimli, Kravatlı Beyler, Bayanlar…!

Şık Giyimli, Kravatlı Beyler, Bayanlar…!

Ülkemizde ısrarla sürdürülmeye çalışılan siyasi ve ekonomik tartışmaların, parti, parti liderleri veya ideolojiler üzerinden olmadığını, yaşanan bu tartışmaların, çekilen bu sıkıntıların biat etmediğimiz, tavuğuna kış dediğimiz birilerinin işaretiyle başlatıldığı gerçeğini kabullenmemiz gerekir.

Bizler; gerek hükümet edenlerin görünen veya görünmeyen yanlışlarını, gerekse muhalefet ve muhalefet liderlerinin yanlış sularda yelken açmasını, gaflarını, sürç-ü lisanlarını görür, mizah dergilerine, skeçlerine konu yapar, kimimiz tebessüm eder, kimimiz kahkaha atar, kimimiz alkışlar, kimimizde celallenir kızarız, kısaca hayatımıza renk katarlar. Amaa yeri geldiğinde onlardan sandıkta hesabını sorarız hepsi o…

Daha öteye gitmez.

Ötesi varsa da bu, Türk Milleti adına yargılama ve savunma yetkisi verilmiş kanun adamlarının işi…

Asıl tehlikeli olan ise bıkmadan, usanmadan, değişik yöntem ve kişileri kullanarak Türk Milletini Mankurtlaştırma çabalarına bizi yönetmeye talip insanların alet olmasıdır.  

Köşe başlarını tutan içimizdeki Sebataistlerin, yabancıların fonlarıyla Türk Milletinin 1000 yıllık medeniyetinin, örselenmesi, sulandırılması yok edilmeye çalışılmasıdır. Gün geçmiyor ki birileri değerlerimize, inancımıza, kurumlarımıza, kanunlarımıza, kamu görevlilerine saldırmasın, yeni kutuplaşma ortamı yaratmasın.

Siyasi partiler ve Sivil Toplum Kuruluşları kadroların içlerine nüfus etmiş Sebataistlerin özgürlük kılıfıyla ahlakı değerlerin dezenformasyonu ayrılıkçı terör örgüt mensuplarına çeşitli unvanlar kazandırarak barış güvercini, insan hakları savunucusu şapkası giydirme çabası, birlik ve beraberliğimizin altını oyma planları kirli bir organizasyon yürütmesinin açıkça ifade edilmesi bilinçli bir savaş yürütülmesinin bir göstergesidir

Ülkemizin Türk ve İslam âlemini bir arada tutan bir harcın ülkemiz tarafından karıştırılıyor olması, bu harcın olmazsa olmazı birlik beraberliğimizi engellemek olduğunu anlamak için kâhin olmaya gerek yok. İslam âlemine ve Türk Cumhuriyetlerine örnek teşkil edeceği her türlü adımın önünü kesme, engelleme savaşıdır. Adı konulmamış bu savaşın ülkemiz üzerinde yürütülmesinin çok ama çok nedeni olsa da asıl nedeninin bu olduğunu söyleyebiliriz.

Adam sende demeyin.

Geçmişte olduğu gibi bugün de bu iş için adamlar zaman, para ve çaba harcıyorlar.

Bakınız güneş batmayan krallık diye adlandırılan ve dünyada sömürge düzeninin mimarı ülkenin başbakanı yarım yüz yıl önce ne direktif vermiş;

 ‘’Ortadoğu’da istikrar ancak Osmanlı’nın varisi yoluyla gerçekleşebilir. Buna mani olmak için savaş dâhil her çareye başvurun.’’ Winston Churchill

Yetmemiş birde öğüt vermiş ‘’Türkiye solarsa sulayın, büyürse budayın’.’ Winston Churchill

Beğenelim veya beğenmeyelim bu insanlar en küçük zaman kırıntısını boşa harcamıyorlar.  PKK, Feto, Deaş, El-Kaide ve Türkiye Komünist Partisi/ Marksist-Leninist (TKP/ML) ve askeri Kanadı (TİKKO), Devrimci Halk Kurtuluş Partisi Cephesi (DHKP-C), Devrimci Yol (Dev Yol), Türkiye Komünist Emek Partisi (TKEP), Türkiye Komünist Partisi/İşçinin Sesi (TKP/İS), Türkiye Komünist Emek Partisi/Leninist (TKEP/L), Türkiye Halk Kurtuluş Cephesi (THKP-C), Devrimci Savaş, THKP-C/Acilciler, Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP), Maocu Komünist Parti (MKP), Devrimci Karargâh (DK), Devrimci Komünist Parti (DKP), Devrimci Komünist Birliği (TİKB), Marksist Leninist Silahlı Propaganda Birimi (MLSPB),Türkiye Emekçi Partisi (TEP), Sosyalist Vatan Partisi (SVP) ve Halkların Birleşik Devrimci Hareketi (PURM) adı altında kurulan karmaşık yapılara sahip bunca radikal sol ve sağ terör örgütler, kendi içlerinde bile anlaşamazken aynı havuzda tek hedef etrafında toplanmaları, finansman bulmaları, demokrasi ve özgürlük adı altına ülkemiz içinde plan, proje üretmeleri ve sahada uygulamaya sokmaları küçümsenecek bir olay değildir.

Kendi ülkelerinde dinci ve Marksist-Leninist ideolojik yapıların varlığını bırakın, sözüne bile tahammül edemeyen batılı ülkelerin, ülkemiz özelinde her türlü terör örgütlerine verdikleri açık destekleri, gizli ve açık ambargoları ve ekonomik yaptırımlarla halkın alım gücünü sabote edip, hükümeti terbiye etmeye ve sıkıştırmaya, ittihat ettirmeye çalışmak bir savaştır. İçimizden birileri de bu savaşı görmezden gelmek, kılıf aramak, destek ve taraftar olmak iyi niyetli olunmadığının bir göstergesi maalesef…

Bu anlaşılır bir şey değil.

Nasıl görmezden gelirsiniz, nasıl taraf olursunuz? bu ülkede 40 yıldır ocaklara ateş düşüyor. Vatanın bölünmez bütünlüğü devletin bekası ve milletin birliği uğruna kimisi çocuğunu, kardeşini, eşini, babasını, kızını feda etti. Trilyonlarca ülke kaynağı bir hiç uğruna harcandı mı zannediyorsunuz?

Yazık da ne yazık…

Bu ülkeyi yönetmeye talip insanları destekleyen şık giyimli, kravatlı beylerin, bayanların, akademisyenlerin, gazetecilerin, yorumcuların, meslek kuruluş temsilcilerinin velhasıl toplumun tüm kesimleri gibi bu ülkede yaşayan insanlar gibi baktığımız pencere farklı olsa da aynı yöne bakıyoruz. Yani herkese demokrasi, herkese insan hakkı, herkese özgürlük ve herkese hukuk temelinde yönetim ve bunu geçmişte olduğu gibi bu günde istiyor, talep ediyor ve arzuluyoruz. Ancak bu demek değil ki ülkeyi kan gölüne çevirmek isteyenlere şirin görünelim. İşgal ettiğiniz makamlarda teröre ve terör örgüt elemanlarının, sempatizanlarının yaptıklarını görmezden gelelim, inançlarımıza, değerlerimize, kutsallarımıza saldıranlara sahip çıkalım.

Ben bir vatandaş olarak soruyorum:

Yapılanlar, yapılmaya çalışılanlar bu millete haksızlık değil midir?

Yeter artık!

Neyi tartışıyorsunuz efendiler?

Kral çıplak ve çıplak olduğunu kabul edin artık.

‘’X’’ televizyonunu açıyorsun iddialar, itamlar havada uçuyor, bin bir türlü oyun, hayâdan ardan yoksun sözler ülke neredeyse batmış, ‘’Y’’ televizyonunu açıyorsun her şey güllük gülistanlık yok mu bunu ortası anlamış değiliz. Hukuk diyorsunuz, hukuka, hukuk adamına yapmadığınız kalmıyor, Kanun diyorsunuz kanunlara uyan yok, nasıl olacak peki?

İyi olana iyi diyecek, teşekkür edecek, kötü olana kötü diyerek yol gösterecek bir baba yiğit yok mu bu ülkede?

Yılan yılanlığını yapacak elbette. Yaratılışları öyle, asıl önemli olan mesele, sen o yılanı koynunda daha ne kadar besleyeceksin, sana zarar vermesine karşı nasıl tedbir alacaksın?

Senaristleri kıskandıracak hatta işsiz bırakacak bir profesyonellikte paçalı güvercin gibi taklalarla, özgürlük havarisi kesilip bu insanların senaryolarına arsız arsız alkış tutmayınız. Görsel ve yazılı basında rakibini örselemekten, halkı galeyana getiren, boş boş konuşan milleti öfkelendirmekten başka bir işe yaramayan demeçlerden bıktık usandık.

Biz milletin derdi bu değil!

Sahiplenin artık!

Sahiplenin ve ülkenin dertleri ile dertlenin, sorunlarını ortadan kaldıracak çareler bulun ve sevinçlerine ortak olun…

‘’EY TÜRK GENÇLİĞİ NE YAPACAĞINI BİLEMEDİĞİNDE TELAŞA KAPILMA ECDADINI HATIRLA’’

Esen Kalın…

YORUM EKLE

banner51

banner45