Ankara Genç İş İnsanları Derneği (ANGİAD) Başkanı Ertuğrul Onat, iklim değişikliğiyle mücadelede sanayide döşümün şart olduğu gerçeğinden yola çıkarak, tüm ortaklarla dayanışma ve işbirliğine hazır olduklarını bildirdi.

ANKARA (AA) - ANGİAD tarafından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un katılımıyla Bilkent Otel'de “Sanayide Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi" düzenlendi.

Onat, burada yaptığı konuşmada, iklim değişikliği ve çevre sorunlarının Türkiye ve dünyanın ortak meselesi olduğunu söyledi.

Sanayi üretimindeki artışa karşın doğanın sürekli kan kaybettiğine işaret eden Onat, "Sanayiciler olarak bunu engellemek, yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomi anlayışını ülkemizin her alanına yaymak için çaba sarf etmeliyiz." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen süreçle 30 Mart'ın Birleşmiş Milletler (BM) tarafından "Uluslararası Sıfır Atık Günü" ilan edildiğini anımsatan Onat, "Bu gelişmeler bizim için yol gösterici oldu. Bizler, sivil toplum kuruluşları ve sanayiciler olarak Sıfır Atık Projesi'ni desteklemek ve milli harekete dönüştürmek için elimizden geleni ortaya koymalıyız." diye konuştu.

Onat, gelecek nesillere daha yaşanabilir dünya bırakmak için harekete geçilmesi gerektiğine dikkati çekerek, sıfır emisyon hedefi doğrultusunda iş insanlarının desteklenmesi, eski sanayi alanlarının taşınması, sanayide sıfır atık modeli, atıl arazilerin yenilenebilir enerji üretimi için tahsis edilmesi gibi çalışmaları kıymetli bulduklarını anlattı.

İklim değişikliğinin yıkıcı etkileri her gün yaşanırken hiç kimsenin bu sorunlara kayıtsız kalamayacağını vurgulayan Onat, "İklim değişikliğiyle mücadelede sanayide döşümün şart olduğu gerçeğinden yola çıkarak tüm ortaklarla dayanışma ve işbirliğine hazır olduğumuzun altını çizmek istiyorum." değerlendirmesinde bulundu.

"Bu işin çözümünde taraf olmalıyız"

Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran da kuraklık, seller ve orman yangınları gibi sorunların tüm dünyayı etkilediğine işaret ederek, BM'nin bu konuda yaptığı çalışmalarla Kyoto Protokolü ve Paris İklim Anlaşması gibi adımları attığını söyledi. Baran, Türkiye'nin de taraf olduğu Paris İklim Anlaşması kapsamında, karbon emisyonlarının azaltılmasına ilişkin adımların atılması gerektiğini dile getirdi.

Sonraki süreçte de Avrupa Birliği (AB) tarafından Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın devreye alındığını anımsatan Baran, bu mutabakat kapsamında da sınırda karbon düzenlemesi uygulamasının başlatıldığını bildirdi. Baran, 2026 yılından itibaren iklim değişikliğiyle ilgili sınırda vergi uygulanacağını belirterek, "Avrupa '2026 itibarıyla ithal ettiğim ürünlerde vergilendirme yapacağım.' dedi. AB'nin sınırda karbon uygulaması için gerekli düzenlemeleri yapmazsak ödeyeceğimiz vergileri göz önüne getirdiğimizde önemli sıkıntı yaşayacağımızı biliyoruz." ifadelerini kullandı.

Baran, bu alanda yürütülen çalışmalara sanayiciler ve ticaret erbaplarının da destek olması gerektiğine işaret ederek, "Hepimiz birbirimize kenetlenip bu işin çözümüyle ilgili taraf olmak zorundayız. Eğer olmazsak 2026 sonrası ödeyeceğimiz vergilerle yapacağımız ihracatın karını AB'ye bırakmak zorunda kalacağız. Gerçekten önemli bir konu. Bundan sora atılması gereken adımları atmazsak bizden sonraki nesilleri zor günler bekliyor." dedi.

ATO olarak bu alanda yapacakları çalışmalara ilişkin de bilgi veren Baran, şöyle konuştu:

"Yeşil Dönüşüm Ofisi adı altında bir birim oluşturuyoruz. Ticaret yapan insanlarımızın, KOBİ'lerin nasıl yol alacaklarıyla ilgili teknik destek vereceğimiz, yol haritasını çizeceğimiz Yeşil Dönüşüm Ofisi kurma hazırlığı içindeyiz. Bunu da yakın zamanda hayata geçireceğiz. Ülke olarak bu işin üstesinden geleceğimizi düşünüyorum. Karbon nötr sürecine giderken gereken tüm adımları atmamız gerektiğini düşünüyorum."

"Çözüm fosil yakıtları terk etmek"

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç da iklim değişikliğinin, küresel ekonomiyi temelden etkileyen en büyük ekolojik sorunlardan biri olduğuna dikkati çekerek, Türkiye'nin iklim değişikliğinin olumsuz etkileri bakımından risk altındaki ülkelerden biri olduğunu kaydetti.

Toplam 13 bin şehrin incelenmesiyle yapılan bir araştırmaya göre, global emisyonun yüzde 18'inin en çok karbon ayak izi olan ilk 100 şehirden geldiğini aktaran Ardıç, şunları söyledi:

"Ankara bu listede 80'inci sırada bulunuyor. Ankara Sera Gazı Emisyon Envanteri Raporu'na göre, ilimizdeki toplam emisyonun yüzde 11'i imalat ve inşaat, yüzde 5'i ise çimento sektöründen kaynaklanıyor. Durum böyleyken sorumluluklarımızı kabul edip sürdürülebilir bir üretim anlayışıyla hareket etmemiz büyük önem arz ediyor. Yani kirlettik temizleyeceğiz, borçlandık borcumuzu ödeyeceğiz. İklim değişikliğiyle mücadelenin omurgasını oluşturan Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın derin bir dönüşüm programı olduğunun farkındayız. Şirketlerin sürdürülebilir başarı elde edebilmesi için finansal performansları yeterli değil. Şirketlerin toplum ve çevre için yarattıkları finansal olmayan değerlerini de ortaya koymaları ve sürdürülebilirlik risklerini doğru şekilde yönetmeleri gerekiyor. Tüm başarı hedeflerimizden de ötede çocuklarımıza en az bizim yaşama imkanı bulduğumuz kadar yeşil bir dünya bırakma hedefine odaklanmalı ve geleceğe olan borcumuzu ödemeliyiz. Çözüm çok açık, iklim krizine neden olan sera gazı emisyonlarını azaltmak için fosil yakıt kullanımını bir an önce terk etmek, tüketimi azaltmak ve negatif emisyon teknolojilerini geliştirmek."

Tacikistan'ın Ankara Büyükelçisi Gulov: Tacikistan ile Türkiye arasındaki kardeşçe ilişkilerin geleceği parlak Tacikistan'ın Ankara Büyükelçisi Gulov: Tacikistan ile Türkiye arasındaki kardeşçe ilişkilerin geleceği parlak

Ardıç, yönetim kurulu başkanlığını yaptığı dönemde, ASO 2. Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) yeşil ve döngüsel ekonomiye geçişte sanayiciye rehber olmak amacıyla "Sanayinin Yeşil Rotası Projesi"ni yürüttüklerini belirterek, şunları kaydetti:

"Bunların yanı sıra enerji ve çevre yönetim sistemleri konusunda, sanayicilerimize belgelendirme hizmeti vermek üzere TÜRKAK akreditasyon süreci başlatıldı. Dünya Bankası finansmanıyla 'Atık Ayrıştırma ve Biyogaz Tesisi' kurulumu için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızdan ön onay alındı. ASO 2. OSB olarak 'Yeşil OSB' olmak üzere Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına gerekli başvurular yapıldı. Sürdürülebilir gelecek için sanayide dönüşümün şart olduğunun bilinciyle ASO 2 OSB'de temelini attığımız ekolojik sanayi kültürünü ASO bünyesinde sürdürme gayretindeyiz. ASO olarak, uzun vadeli hedeflere odaklanan, topluma faydayı gözeten, ekosisteme karşı sorumlu bir sanayi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Sürdürülebilir üretim yolunda Ankara sanayisinin yanındayız."


Muhabir: Deniz Çiçek Palabıyık