FUTBOLDA   BİR    TRANSFER   MEVSİMİ  DAHA   SONA   ERDİ      

 Yaklaşık iki aydır devam eden  transfer sezonu sona  erdi. Her gün günlerce yayın yapıldı. OLMAYAN TRANSFERLER için diller döküldü. Bu seneye damga vuran olay, Takımların mali disiplinsizliklerden dolayı, astronomik fiyatlar vererek, yeni topçu alamamalarıdır. Buna rağmen Fener Bahçe, gündeme oturdu. bir çok topçu gitti, bir çok topçu alındı. Demek ki asıl olan takımların mali yapısı imiş, onu bu sene daha iyi öğrendik. Hoş milyon dolarlar verilerek alınan çoğu topçunun sahalarda yan gelip, yattığına çok şahit olduk...

Ülkemizin büyük kitleleri futbol takımlarının yapmış olduğu faaliyet alanları ile çeşitli basamaklarda da olsa ilgilidir. Kimi sempatizan, kimi uzaktan takip eden, kimi taraftar, kimi fanatik… Bunların içerisinde önemli yer tutan bir kısmı da yöneticidir. O kadar önemlidir ki; büyük sıfatı ile anılan futbol takımlarına yönetici olmak, çok ayrıcalıklı bir olaydır. O nedenle zamanlarının büyük bir kısmını, paralarını, makamlarını bu uğurda feda edebilirler. Aile yaşantıları perişan olabilir. Bütün bunlara rağmen benim açımdan en önemli olan şey ise, iş hayatları bundan pek etkilenmez. Bunun çeşitli nedenleri olabilir başta geleni iş hayatını profesyonel, başarılı ekiplere emanet ediyor olabilirler. Kendileri olmasa da ailelerinde bu işle uğraşan diğer insanlar başarılı bir şekilde iş hayatını takip edebilirler. Ancak aynı başarıyı bir türlü futbol yöneticiliği konusunda beceremezler. İnatla bu işi becermek adına bu görevlerine devam ederler.  

 Geçmiş yıllarda, BJK’ LI Futbolcu Guti’’ Türkiye’de profesyonel takımları, amatör adamlar yönetiyor.’’ Demişti. 

Ben burada başka bir konuyu gündeme getireceğim. Nedense her yönetim değişikliğinde kulübü bırakıp giden, başkan veya yöneticiler hep kulüplerden alacaklı oluyorlar. Yahut, yüklü bir borç bırakıyorlar. Mali durumları beni ilgilendirmiyor, Devletin deneticileri var…    Nasıl bir olaydır ki; takım idarecileri kulüplerden ayrılırken takımlardan alacaklı oluyor, ya da yüklü bir borç bırakıyor? Aslında her sene sözde mali kongrelerde denetim yapılıyor…  

İşte o zaman şu soru akla geliyor. KENDİLERİ yönetimde iken yeteri kadar harcamalara özen gösteriyorlar mıdır? Yahut kendilerine yönetilmek üzere verilen takımın mali disiplininden kaynaklanan sıkıntıların bazen kendi hatalarından kaynaklandığını kabul ederek takım alacaklarından bunları düşüyorlar mıdır? Kendilerine emanet edilen para yönetimini yeteri kadar iyi yönetebiliyorlar mıdır? Yoksa har vurup harman savurmak, deyimiyle örtüşen bir şekil de mi yönetmektedirler.  

Bazen TV ekranlarında bu konularda öyle şeyler duyuyoruz ki; Dudaklarımız uçuklamakta telaffuz edilen rakamlar hayallere sığmamaktadır. Bütün bunlar olurken bir sözüm de Mali yönden denetim yapmakla sorumlu olan Devlet yöneticilerine ve onların birimlerinedir. Fakirin, garibin az gelirlinin az olan borcu için bile mahkemelere icralara baş vuran, yetkililer Kulüp yönetimlerindeki bu olayları ne kadar denetlemektedirler. Bankalar bile kulüplere bütün şartlarını zorlayarak olağanüstü paralar vermektedirler. Kulüplerin bu kadar olumsuzluklarına rağmen bu kulüplerin Mali denetimleri üzerine gitmeye, Maliye deneticileri, davet ediyoruz. Bankalar büyük borçlarını tahsil etmek yerine tekrardan yeni yapılanma ile borçları ertelemektedirler. Üç yüz lira borcu olan garibanın, borcu için özel avukatlar tutan, icralara veren bankaların futbol takımlarının, borçlarına karşılık bu kadar geniş tutumlu olması manidardır. Anadolu takımları büyük sıfatı taşıyan takımların bir futbolcusuna ödenen miktarla takım yönetirken, hatta onlardan daha başarılı olurken, bu işlerin o kadar da paralar harcanmadan yapılabileceğinin örnekleri olarak ortada durmakta değiller midir? Para ile bu işin olmadığını yeteri kadar Anadolu takımları anlatmaktadır.  

En çok moda olan şey ise; başarısız maçlardan sonra, ilk önce hakeme ve federasyona tepki göstermek olmaktadır. Dün fatih Hoca, bana göre gereğini yaptı. Çünkü, suçlular sahada idi. Milyon dolarlık adamlar!!! Amma sahada yoklar...

  

Takımların son transfer sıkıntıları, mali disipline uymamaktan kaynaklanmaktadır. Sonuç küme düşen takımlar, icraya düşen takımlar… ALT YAPI HEP KONUŞULUR AMMA, hiç ciddi manda yatırım yapılmaz... Hep gelecek bir başka bahara hesabı yapılır. Federasyonun son mali disiplin kuralını hayat geçirmesini, ayakta alkışlıyorum... 

Son BJK maçından sonra Sergen Hoca, artık yüz milyon dolarlık takımlar kurmak hayal oldu. Dedi. Hatta yakın geçmişi hatırlatmış oldu. Yani O kadar para harcarsan şampiyon olabilirsin, görüşünü hatırlattı. İşte Borcun kaynağı… 

Bir sözüm de aile içerisinde bile farklı takımları tuttuğu için birbirleri ile tartışan, hatta kavga eden, kimi zaman Ailelerini dahi ihmal eden taraftar, sempatizan olan insanlaradır. Takımlarınızı bu kadar kötü yöneten idarecilerin hangi manada tılsımlı güçleri vardır ki; sizi hipnoz etmiş bir şekilde kendilerine bağlamaktadırlar… Lütfen gerçekleri görün ve kendinize gelin… Yoksa bu olumsuzlukların ardı, arası kesilmez…  

Son olarak bu adı büyük olan futbol takımlarını yöneten kişilere çok basit şu soruyu sormak gerekir. Kendi şirketlerinizi bu kadar kötü yöneten bir profesyonel idareciye ne kadar dayanabilirsiniz. Zamanınızın çoğunu takıma ayırdığınıza göre, şirketinizin kötü yönetilerek sürekli zarar ettiğini görerek hiç müdahale etmeden iflasını mı beklersiniz?  

Takım çeşitli nedenler ile maç kaybederken, hakemden başlayarak çeşitli bahaneler üreten idareci kardeşlerimiz, neden bir gol pozisyonunda sıfırdan topu kaleye şut atan, uygun ve boş pozisyonda olan arkadaşına pas çıkarmayan topçularına bir eleştiri yapmazlar. Gereksiz yere penaltı yapan topçuyu cezalandırmak yahut uyarmak yerine penaltı veren hakemi taraftarın önüne atarlar. Kendi beceriksiz yönetimlerini sorgulamazlar. Topçular ile, yabancı çalıştırıcılar le öyle sözleşme yaparlar ki; adamlar takımdan ayrıldıkları zaman, yan gelip yatarak para kazanamaya devam ederler. Bu yanlışları bir tülü görmezler. Avrupa da köy takımlarına elenmemizden,  daha acı ne olabilir? Umarım aynı başarısızlıklar, Milli takıma yansımaz…  

Sizce başarısızlığın tanımı nedir? Futbolcu değerlerini maddi açıdan ölçebilecek bir tartı var mıdır? Ülkemizde vergi yönünden bir gevşeklik olduğunu bilerek bu Ülkeye gelen sorumsuz yabancı futbolculara bu astronomik paraları öderken hiç rahatsızlık duymuyor musunuz? Maliyenin bu konuyu ne zaman ele alacağını merakla bekliyoruz. Futbolculardan alınan vergi düzenlemesinin yapılması gerekir. Başarısız olan teknik adamları neden ısrarla koruyorsunuz. Şımarık ve kendini dahi kontrol edemeyen futbol, korumasının arkasına sığınmış bu insanları daha ne kadar koruyacaksınız? Ve ey sevgili taraftarlar, takımını sevenler, evinizdeki dertlerinizi dahi unutturacak kadar sizi esir almış bu yapının aktörlerinin, hiç de sizin kadar işi ciddiye almadıklarını ne zaman farkına varacaksınız?  

 Her işte olduğu gibi bu saha da görevini hakkıyla yürüten, işini severek yapan ve gönül bağı kurarak insanlarını bu konuda eğlendirmeyi planlayan ve hiçbir zaman aşırılığa gitmeyen insanlara selam olsun… Mütevazi bütçeleri ile, astronomik bütçeli takımlara kafa tutan takımlara selam olsun…

YORUM EKLE

banner51

banner45